Zehirli Yılanlar Şehirleri Tehdit Ediyor: İklim Değişikliği Rol Oynuyor

Zehirli Yılanlar Şehirleri Tehdit Ediyor: İklim Değişikliği Rol Oynuyor

28 Mayıs 2026 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) uzmanlarının katkılarıyla gerçekleştirilen bir araştırma, iklim değişikliğinin yaban hayat üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi. Araştırma, PLOS Neglected Tropical Diseases dergisinde yayımlandı ve Euronews’te geniş bir şekilde yer aldı. Yükselen sıcaklıkların, tehlikeli yılan türlerinin yeni habitatlar aramasına sebep olduğu ortaya konuldu.

RİSKLİ YILAN TÜRLERİ YER DEĞİŞTİRİYOR Araştırmada, özellikle kara mamba, krait ve pamukağız gibi yüksek risk taşıyan yılan türlerinin, bulundukları alanları terk ederek insan yerleşimlerine doğru hareket ettikleri belirtildi. Sıcaklık artışlarının bu yılanların daha önce görülmediği kalabalık bölgelere kaymasına neden olduğu gözlemleniyor. Bilim insanları, bu göçlerin özellikle tropikal bölgelerde yılan ısırma vakalarının ve buna bağlı ölümlerin artışına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Güney Asya, yılan ısırması vakalarında en yüksek oranlara sahip bölge olarak öne çıkıyor ve yılda yaklaşık 4 milyon insana yılan ısırması gerçekleştiği tahmin ediliyor. İklim değişikliği ve arazi kullanımı değişikliklerinin bu sayıları daha da artırabileceğinden endişe ediliyor.

BEKLENTİLERİ ANLATAN TÜRLER Araştırmada, beklenen göç hareketinin başlıca türleri şöyle sıralandı:
– Afrika: Kara mamba ve tüküren kobralar
– Asya: Kraitler ve çeşitli engerek türleri
– Kuzey Amerika: Mokaşin yılanları (Pamukağız)

YERLEŞİM ALANLARINA YAYILIYORLAR Araştırma sonuçlarına göre, yılanlar yalnızca doğal yaşam alanlarında değil, aynı zamanda ev bahçelerinde, tarım arazilerinde, oyun parklarında ve kentsel yeşil alanlarda da daha sık görülmeye başlandı. Özellikle sağlık hizmetlerine erişimin zor olduğu kırsal alanların bu durumdan en fazla etkileneceği öngörülüyor. Araştırmanın yazarı David Williams, bu risklere karşı farkındalık oluşturulması gerektiğini vurgulayarak bazı önerilerde bulundu: Doğada ve riskli bölgelerde kapalı ayakkabı giyilmesi, yabani hayvanlarla temastan kaçınılması ve bölgesel bazda panzehir (antivenom) stoklarının artırılması gibi önlemler önem arz ediyor.