Narin Güran’ın ailesi, Jandarma’nın işkence uygulamalarında bulunduğunu öne sürdü. Ailenin yaşadığı travmanın ardından, kaybolma ve şüpheli ölümlerle ilgili dosyaların yeniden açılması talebi gündemde. 8 yaşındaki Narin Güran’ın cinayeti, özellikle Gülistan Doku davasının yeniden gündeme gelmesiyle tekrar dikkatleri üzerine çekti. Narin’in cansız bedenine ulaşıldıktan 19 gün sonra, mahkeme keşif talebini reddetti. Gazeteci İsmail Saymaz’ın yaptığı incelemede, olayın geçtiği güzergâhta tespit edilen bulguların bilirkişi raporlarıyla çeliştiği belirlendi.
Aile, Jandarma bünyesinde işkenceye uğradıklarını ifade etti. Narin’in babası Arif Güran, “Bana ve yengeme işkence yaptılar. Enes’in kerpetenle iki dişini çektiler. İşkenceye uğradığımızı Diyarbakır Barosu’na bildirdik ama oradan bile destek göremedik.” ifadelerini kullandı. Narin’in kuzeni Devran Güran da yaşananları anlatarak, “Yarbay, annemi odanın içine götürdü. Dördü anneme yumruk ve tekme atıyordu. Beni yere yatırdılar ve annemin gözleri önünde sopayla vuruyorlardı. Annem, ‘Bir şey bilmiyoruz’ diye bağırıyordu ama onlar durmadı. 8 saat boyunca süren işkenceye maruz kaldık.” dedi.
Arif Güran, ailelerinin zengin olduğu ve terör örgütü Hizbullah ile ilişkili oldukları iddialarına da yanıt verdi. “Biz 9-10 kardeşiz, dedelerimizden miras kalan topraklarımız var. 15 yıl önce yaptığım bir evim var, şu an arabam dahi yok. Kontrgerilla ve Hizbullah ile bağlantılı olduğumuz iddiaları yersiz. Köyde kimse namaz kılmıyor, yalnızca bir kişi var, o da DEM Partisi üyesi.” diyerek kendilerini savundu.
Gazeteci İsmail Saymaz’ın aktardığına göre, soruşturmanın başlangıcından bu yana olay, Bahtiyar isimli şüphelinin çelişkili ifadeleri üzerine şekillendi. Savcılık ve jandarma, Narin’in “görmemesi gereken bir şeyi gördüğü için öldürüldüğü” varsayımıyla hareket ettiği anlaşılıyor.
Olay yeri keşfi, mahkeme tarafından yapılmadı ve Arif Güran’ın talebi reddedildi. Bunun üzerine Saymaz, 140journo ekibiyle birlikte Tavşantepe köyünde inceleme yaptı. Narin’in son görüldüğü patika ile Bahtiyar’ın evi yerinde incelendi. Narin’in Kuran kursundan çıktıktan sonra kuzenleriyle yürüyüp daha sonra onlardan ayrıldığı belirtiliyor. Ancak bu güzergâh ve olayın gerçekleştiği noktalar, bilirkişi raporlarıyla örtüşmüyor.
Ulusal Kriminal Büro’nun raporuna göre, Narin’in patikayı çok kısa sürede aştığı ifade ediliyor. Ancak Saymaz ve ekibi, aynı patikayı ölçtüğünde, tepeye ulaşmanın hiç de öngörülen kadar kısa sürmediğini ortaya koydu. Bu durum, mahkeme raporlarıyla sahadaki gerçeklik arasında büyük bir uyumsuzluk olduğunu gösterdi. Ayrıca, Narin’in görüldüğü iddia edilen nokta ile ev ve ahır arasında mesafe olduğu, bazı kritik şahısların görüntülerde yer almadığı dikkat çekti.
Narin’in kaybolduğu gün, patikanın hemen yanında bulunan Nevzat Bahtiyar’ın evi, ilk incelenmesi gereken yerlerden biri olmasına rağmen, soruşturmanın başlangıcında dikkate alınmadı. Bahtiyar’ın ifadesi günler sonra alındı ve evi aranmadan, yakınları sorgulanmadan soruşturma ilerledi.