Türkiye’de Sıtma Tehlikesi Devam Ediyor: Uzmanlardan Seyahat Uyarısı!

Türkiye’de sıtma tehlikesi sona erdi mi? Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Şeyma Betül Kayhan, 30 Nisan Dünya Sıtma Günü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Kayhan, Türkiye’de yerel bulaşların sonlandığını ancak yurt dışı kaynaklı vakalar ve iklim koşulları nedeniyle sıtma riskinin devam ettiğini vurguladı. Özellikle endemik bölgelere seyahat edecek olan kişilerin koruyucu önlemler almasının şart olduğunu ifade etti.

Dr. Kayhan, sıtmanın dişi anofel sivrisinekleri aracılığıyla bulaşan, Plasmodium cinsi parazitlerin yol açtığı bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirtti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, sıtma vakalarında azalma gözlemlense de, hastalığın etkileri sürmektedir. Türkiye’de geçmişte yaygın olan sıtma, Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmalarla yerli bulaş açısından büyük ölçüde kontrol altına alınmış olsa da, ülkenin subtropikal kuşakta yer alması ve iklim değişikliği ile yoğun nüfus hareketleri nedeniyle riskin tamamen ortadan kalkmadığını söyledi.

Her yıl Türkiye’de 200-250 civarında yurt dışı kaynaklı sıtma vakası bildirilmektedir. Bu vakaların çoğunluğu Sudan, Nijerya ve Uganda gibi Afrika ülkelerinden gelmektedir. Sıtmanın belirtileri, sivrisinek ısırığından en erken bir hafta sonra ortaya çıkabilmektedir. Ateş, üşüme, titreme, terleme, baş ağrısı ve kas-eklem ağrıları bu belirtiler arasında yer almaktadır. Dr. Kayhan, erken tanı ve tedavi ile genellikle tam iyileşme sağlanabildiğini de ekledi. Ancak, en ağır seyreden sıtma türlerinde koma, böbrek yetmezliği ve akciğer ödemi gibi ciddi komplikasyonlar gelişebileceğine dikkat çekti.

Sıtma tanısının, sağlık kuruluşlarında yapılan periferik kan yayması ile konulabildiğini belirten Dr. Kayhan, doğrulama testlerinin İl Halk Sağlığı Laboratuvarları tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti. Tedavi için gerekli ilaçların İl Sağlık Müdürlükleri tarafından temin edildiğini aktardı. Endemik bölgelere seyahat edecek olanlar için sıtmanın önemli bir risk oluşturduğunu vurgulayan Dr. Kayhan, etkili bir aşının olmadığını belirtti. Korunmanın en etkili yollarının koruyucu ilaçlar ve kişisel önlemler olduğunu söyledi. Seyahatten en az 15 gün önce profilaksiye başlanması gerektiğini, uzun kollu kıyafetlerin giyilmesi ve sinek kovucu ürünlerin kullanılması gerektiğini ifade etti.

Seyahat sonrası ateş veya benzeri şikayetler yaşayan kişilerin derhal sağlık kuruluşuna başvurarak seyahat geçmişlerini ve kullandıkları ilaçları hekimleriyle paylaşmalarının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir