Üniversitede, sosyal medyada, her yerde: Kadınlar dijital şiddetin hedefinde
“`html
Son dönemlerde X platformu üzerindeki yapay zeka aracı Grok’un, kadın ve çocukların fotoğraflarını bikinili olarak düzenlediği örnekler, sosyal medya kullanıcıları arasında büyük bir tepkimeye yol açtı. Erkek kullanıcıların, kadınların görsellerinin altına “bikinili hale getir” şeklinde yorumlar bıraktıkları gözlemlendi.
Birçok X kullanıcısı, bu durum karşısında Grok’u engelleyerek yorum yapma haklarını kısıtladı. Kadınların sosyal medyadaki güvenliği ciddi şekilde tehdit altındayken, benzer bir dijital şiddet olayı İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (İEÜ) yaşandı.
Üniversitedeki bir veri güvenliği açığı sonucunda, 2001 yılından itibaren tüm kadın öğrencilerin kişisel verilerinin izinsiz olarak elde edildiği ve bir internet sitesine yüklendiği anlaşıldı. Bu sitede kadınlar “çirkin” ve “seksi” gibi ifadelerle kategorize edildi.
“Şok ve Utanç”
Sosyal medya üzerinde yankı uyandıran bu durum üzerine fail olan erkek öğrenci, ”helallik” mesajı göndererek siteyi kapattı. İzmir Ekonomi Üniversitesi öğrencisi Gülse B., yaşadıklarını bianet’e şu şekilde aktardı:
“İlk öğrendiğimde hissettiğim yalnızca şaşkınlık değildi; öfke, utanç ve güvensizlik hissettim. Bu olay basit bir veri sızıntısı değil, kadınların bedenleri ve kimlikleri aracılığıyla teşkil edilen sistematik bir aşağılamaydı. Bir üniversite öğrencisi olarak değil, bir kadın olarak hedef alındığımı hissettim. Okuduğum mekana bu kadar savunmasız bırakıldığımı fark etmek insanı derinden sarsıyor. Arkadaşlarımızdan 3000’e yakın insanın bu siteye destek vermesi ise büyük bir utanç kaynağı. Yaşadığım mağduriyetin verdiği utançtan daha acı olan, yaşananların ciddiyetini kavrayamayan akranlarım adına hissettiğim utanç.”
Dijital şiddetin kadınlar üzerinde yarattığı güvensizlik hissine dikkat çeken Gülse, şunları söyledi:
“Bu olay, tehdidin ne kadar yakın ve anonim olmadığını gösterdi; tehdit, aramızda gizli bir şekilde yer alıyor. Kampüs içinde yanınızdan geçen biri, çevrimiçi ortamda sizi hedef alan kişi olabilir. Artık internette olduğu kadar fiziksel olarak da dikkatli oluyorum. Bu güvensizlik hissi, bu olayın kadınlar üzerindeki en kalıcı etkilerinden biri.”
Kadınlar, sosyal medyada ve hayatta her alanda var olma mücadelelerini sürdürüyorlar. Rıza olmaksızın paylaşılan görüntüler, yapay zeka ile düzenlenmiş içerikler ve güvenlik eksiklikleri, kadınların yaşamlarını geri döndürülemez biçimde etkileyebiliyor.
Bilişim Uzmanı ve T24 yazarı Fusün Sarp Nebil, konuya ilişkin bianet’e açıklamalarda bulundu: “xAI’nin geliştirdiği Grok ve benzeri yapay zeka sistemleri, teknik olarak ‘tarafsız’ olamazlar. Eğitildikleri veri setleri, erkek egemen, pornografik ve nesneleştirici içeriklerle doludur.”
Nebil, yapay zekada “talep odaklı üretim” anlayışının etik sınırları zedelediğini belirtti. Kadın bedeni dijital ekonomide bir tıklama unsuru olarak kodlanıyor. Bir kez dijital veri sızdığında, kopyalama, indirme ve arşivleme olasılıkları vardır. İnternet sitesini kapatmak, yangın sonrasında kapıyı kilitlemeye benzer; hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz ve psikolojik, toplumsal etkileri telafi etmez.”
Yapay Zeka Dijital Damgalamaya Neden Olabilir

Nebil, İEÜ’de yaşananlara dair şöyle konuştu:
“‘Öğrenci işi’ denilerek hafife alınan bir hadiseyle karşı karşıyayız. Bu tür veri ihlalleri zararsız değildir; yanlış ellerde son derece işlevsel ve yıkıcı olabilir. En yaygın kötüye kullanım durumu, “Dijital Teşhir ve İtibar Zedeleme”dir. Yani bir kişinin rızası olmadan cinsel içeriklerle ilişkilendirilmesi, mezuniyet sonrasında bile kişinin hayatını olumsuz etkileyen dijital damgalamaya yol açar. Bu durum, klasik bir ‘ifşa’ olayı değil, algoritmik bir teşhirdir ve geri dönüşü neredeyse imkansızdır. Bu veriler, iş başvurularında, medya linçlerinde karşınıza çıkabilir. Dolayısıyla, mesele sadece ‘o günkü öğrenci’ değil; ömür boyu süren dijital bir izdir.”
Koçak: Dijital İhlallerin Etkisi Somut ve Yıkıcı

İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Avukat Yelda Koçak, dijital şiddetin fiziksel şiddete kapı araladığını belirterek şunları söyledi:
“Dijital tehditlerle, ifşa, özel hayatın ihlali ve ısrarcı takip suçlamaları ile açılan birçok dava mevcut. Sorun, hukukun tamamen yokluğu değil; hukukun cinsiyet esasına göre uygulanmamasıdır. Dijital şiddetin, ‘gerçek hayattaki şiddetten daha az ciddi’ olarak görülmesi, kadınların adalet arayışını zorlaştırıyor. Ancak dijital alanda yaşanan ihlallerin yıkıcı etkisi oldukça somut. Önlenmeyen dijital şiddet, ne yazık ki fiziksel şiddet ve bazen de cinayetlere dönüşüyor. İşte bu yüzden dijital şiddet ciddiyetle ele alınmalı ve etkili soruşturmalar ile ceza müeyyideleri uygulanmalıdır.”
Koçak ayrıca, “Dijital şiddet sadece teknolojinin sınırsız kullanımı meselesi değil; eşitlik, beden bütünlüğü ve yaşam hakkı meselesidir. Şiddet tür değiştirse de kaynağı değişmez. Kaynağına inmeden ve bunun toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklandığını anlamadan, dijital şiddeti ortadan kaldırmak mümkün değildir.” dedi.
Kadınlara Yönelik Her Türlü Şiddete Karşı: 6284
Dijital şiddet karşısında kadınların haklarını hatırlatan Avukat Yelda Koçak son olarak şunları ifade etti:
“Kadınların yüzlerinin ve kişisel fotoğraflarının izinsiz kullanılması, özellikle yapay zeka ile cinsel içerikli görsellere eklenmesi, açıkça hukuka aykırıdır. Bu tür paylaşımlar, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve yayılması suçunu oluşturur ve TCK 136. maddesi çerçevesinde cezalandırılmalıdır. Ayrıca bu durum, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında da dikkate alınmalıdır. Bu tür paylaşımlara maruz kalan kadınlar, şikayette bulunabilir ve koruyucu tedbir talep edebilir. Kadınların dijital alanda beden bütünlüğü, özel hayatları ve kişisel verileri hukukun koruması altındadır. Bu haklara yönelik her türlü ihlal karşısında hukuk yollarına başvurulmalıdır.”
Erkek Şiddeti Veritabanı, Avrupa Birliği tarafından eş finanse edilen ve Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD) tarafından yürütülen ‘Türkiye’de Katılımcı Demokrasinin Güçlendirilmesi: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi Faz III LOT I’ kapsamında hayata geçirilmiştir. CEİD’e teşekkürler.
Veritabanına https://erkeksiddeti.org/ adresinden erişebilirsiniz.
(EB/EMK)
“`