Olan çiftçinin emeğine oldu

Maliyetlerdeki artışın altında ezilen çiftçiler tam kapanmada ellerindeki ürünleri de satacak bir yer bulamadı. Ürünlerini satamayan çiftçiler ya mahsulü toplanmadan serasını sürdü ya da ürünlerini çöpe attı.

Olan çiftçinin emeğine oldu

Havva Gümüşkaya

Havaların ısınmasıyla ülkenin birçok noktasında hasat başladı. Ancak 17 günlük kapanmada pazar yerlerinin kapalı olması nedeniyle üreticiler ürünlerini satamıyor. Sebze-meyve hallerinde alımların durduğunu ve zincir marketlerin fırsatçılık yapmaya çalıştığını belirten üreticiler, satamadıkları ürünlerini çöpe dökmeye başladı. Çiftçiler, yeni hasatlarını maliyetlerin altına dahi satamıyor.

Antalya’nın birçok ilçesinde sebze halleri mahsul alımını durdurdu. Çiftçiler 8-10 liraya satacakları ürünleri 2 liraya zararına satma pahasına hallere götürdü ancak alım olmayınca çöpe dökmeye başladı. Antalya’nın Serik ilçesinde salatalık üretimi yapan Tozağacı Mahallesi Muhtarı Veli Uca, zararlarının çok büyük olduğunu söyledi.

Topladığı salatalıkları çöpeatmak zorunda kaldığını söyleyen Uca, “Ben günde 30 ton salatalık topluyorum. Geçen hafta kilosu üç liradan sattığım salatalıkları 30 kuruşa alıcı bulamadım. Zararına bile satamıyoruz. Devletin başındakilerin sorumsuzluğunu biz ödüyoruz. Tamam, kapanma olsun ama tam ürünlerin patladığı zaman pazar yerleri kapanınca ürünler elimizde kaldı. 80 dönümde üretim yapıyorum ben. Ne yapacağım bu ürünleri?” diye sordu.

Bulunduğu mahallede çok sayıda üreticinin aynı durumda olduğunu söyleyen Uca, zararlarının karşılanması için çiftçinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Seracılığın yoğun bir şekilde yapıldığı Kırcami bölgesinde tere ve roka üreticiliği yapan Gülşah Yılmaz da satışlarla ilgili haber beklediklerini belirtti.

Komisyoncu ile çalıştıklarını anlatan Yılmaz, “Onlar da şuan da çalışamıyor durumda ne yazık ki. Çünkü mesele halde bitiyor. Mahsul oraya gidiyor ve satış olmayınca geri dönüyor” dedi.

Küçük aile çiftçisi olduklarını belirten Yılmaz, “Tek geçim kaynağımız seracılık değil fakat babam esnaf. Haliyle bu süreç her halükarda zora sokuyor” ifadelerini kullandı.

Mahalledeki pek çok kişi sadece seracılık ile geçimini sağladığını söyleyen Yılmaz, 4 büyük seranın mahsülünü toplamadan serasını sürdüğüne dikkat çekti: “Ne ekecekleri konusunda ise hiç fikirleri yok. Bir haftaya kadar biz de sipariş alamazsak ürün tüketilebilir olma halini kaybedecek ve sürmek zorunda kalacağız. Bunun yani sıra tüm mahalleye ekimlik minik soğan getirdiler halden, o da çöpten toplanmış.”

***

Maliyetim düşsün, ben de ucuza satayım

16 yıldır üreticilik yapan 35 yaşındaki Ayşe Çırak ise henüz ürünleri dökme aşamasına gelmediğini söyleyerek “Domatesleri dökmedim ama 4-5 liralık ürünüm 2 lira etmedi. Dönüm başına 10 bin lira masrafım en az 20 bin lira kazanmam lazım ki kurtarsın. Maliyetini bile karşılayamıyor böyle” ifadelerini kullandı.

Önceki gün açıklanan enflasyon verilerine göre nisan ayı zam şampiyonu domates oldu. Domatesin fiyatı bir ayda yüzde 24, 9 oranında zamlandı. Maliyet artışlarına dikkat çeken Çırak ise “Maliyetler düşsün ben de ucuza satayım” dedi.

Bir yıl öncesine maliyetlerinin iki kattan fazla arttığını söyleyen Çırak, tepkisini şöyle dile getirdi: “Geçen yıldan bu yana sorunlar yaşıyoruz. İnsanlar traktörünü arabasını satarak borç ödüyor. 2 liraya mümkün değil bu işin içinden çıkalım. Gübrenin çuvalı 150 liradan 300 liraya çıkmış, Fidan 4 buçuk lira olmuş. Hep diyoruz çiftçinin kullandığı mazot indirimli olsun. Mazotun litresi 7 lira. Sadece 80-90 bin lira gübre ve fidan masrafım var. Hala daha borçlanmaya devam ediyorum. Gübre vurmaya ilaç vurmaya devam ediyorum. Bu borçları sezon bittiğinde ödeyeceğim. Yıllık 100-150 ton domates satıyoruz ama daha 50 ton satabildik. Pazar kapalı, marketler bizim ürünlerimizi almaya yetersiz. Devlet çiftçinin yanında değil.”

***

Borç gırtlağa kadar geldi

Öte yandan Sol Parti Kumluca İlçe Başkanı Musa Panus ise “tüccarın insafına kaldık” diyerek tepki gösterdi. Panus, “Birkaç tüccarın insafına kaldık. Devlet büyükleri bizleri düşünmüyor, bizleri düşünen kalmamıştır. Yaşamaktan bıktık. İntihar mı edelim, hırsızlık mı yapalım ne yapalım. Borç gırtlağa kadar geldi. Yeter artık yeter” diyerek isyan etti.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir